İvoclar Sr Phonares II Typ Nano Hybrid Kompozit Üst Posterior Diş 8'lik Small D1, dental restorasyonlarda kullanılan nano hibrit kompozit malzemeler arasında yer almaktadır. Bu ürün, özellikle üst posterior dişlerin restorasyonunda tercih edilen klinik uygulamalara uygun özellikler taşımaktadır. Nano hibrit kompozit teknolojisi, estetik ve mekanik dayanıklılık açısından dengeli bir yapı sunar. Ürünün bileşiminde kullanılan nano boyutlu dolgu partikülleri, yüksek polisaj özelliği ve yüzey pürüzsüzlüğü sağlamaya yardımcı olurken, hibrit yapısı sayesinde yeterli aşınma direnci ve güç kazanımına olanak tanır.
Dental restorasyonlarda kullanılan kompozit malzemelerin, biyo-uyumluluk, polimerizasyon derinliği, renk stabilitesi ve mekanik dayanıklılık gibi kriterleri karşılaması gerekmektedir. İvoclar markasının Sr Phonares II Typ serisi, bu ihtiyaçları karşılayacak şekilde geliştirilmiştir. Özellikle üst posterior dişlerdeki uygulamalarda, anatomik şekillendirme ve renk tonları açısından geniş bir skalaya sahiptir. Bu sayede klinisyenler, hastanın doğal diş rengi ile uyumlu restorasyonlar gerçekleştirebilirler.
Teknik Özellikler
- Kompozit Tipi: Nano hibrit kompozit
- Uygulama Alanı: Üst posterior diş restorasyonları
- Partikül Büyüklüğü: Nano boyutlu dolgu partikülleri
- Polimerizasyon: Işıkla sertleşen (light-cure) özellik
- Biyo-uyumluluk: Klinik olarak test edilmiş ve onaylanmış
- Renk Tonu: Small D1, doğal diş rengine uygun açık ton
- Ambalaj: 8'lik set
- Dayanıklılık: Yüksek aşınma direnci ve mekanik mukavemet
- Yüzey Özelliği: Yüksek parlaklık ve pürüzsüzlük
Kullanım Alanları
- Üst posterior dişlerde direkt restorasyon uygulamaları
- Estetik dolgu işlemleri
- Küçük ve orta büyüklükteki kavite restorasyonları
- Anatomik diş şekillendirme ve kontur verme
- Dental kompozit dolguların renk uyumu gerektiren vakalar
İvoclar Sr Phonares II Typ Nano Hybrid Kompozit, dental estetik ve fonksiyonellik gerektiren uygulamalarda, klinik sonuçların standardizasyonuna katkıda bulunan özelliklere sahiptir. Ürün, nano teknolojisi sayesinde diş yüzeyine yakın ve doğal bir görünüm sağlarken, uzun ömürlü restorasyonların oluşturulmasına destek verir.